Yıllardır İzmir Ticaret Odası Başkan Vekilliği görevini başarılı bir şekilde yürüten Sayın Akın Kazançoğlu görevinin tüm gereklerini layıkıyla yerine getirmeye devam etmektedir. Aynı zamanda kurucusu olduğu Ak-Galveniz firmasının da sektöründe başarılı bir şekilde devam etmesinde önemli rol oynamaktadır .Kendi firmasında olduğu gibi İzmir’deki tüm esnaf, ticaret şirketleri, kişi ve kurumların her zaman yanlarında olmakta ve ihtiyaçları olduğu zamanda her türlü özveriyi göstermektedir.
Sayın Akın Kazançoğlu ile ticaret ve markalaşma üzerine İzmir Ticaret Odasında yapılan röportajımız aşağıda sunulmuştur.
--AK-GALVANİZ Anonim Şirketi olarak metal ve mühendislik alanında faaliyete başlayan firmanızın kuruluş hikayesi nasıldır?
1970 yılında Ege üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesinden inşaat mühendisi olarak mezun oldum. İnşaat alanında 30 yılı aşkın bir deneyimimiz var.Bu sektöre girme kararı ise şöyle oldu; metallerin uzun ömürlü olabilmesi için galvenizlenmesi gerekiyordu bu da ege bölgesi için özellikle boşluk olan bir sektör olduğu için bizde bir arkadaşımızla beraber bu yatırımı alma kararı aldık. Beş yıl önce bu şirketi kurduk ve şu an geldiğimiz noktada başarılı bir karar aldığımızı gösteriyor. Firma ismimiz olan AK ise benim ismim olan Akın Kazançoğlu’nun baş harflerinden oluşmaktadır.
--Ege Bölgesi ve İzmir’in dünya standartlarında modern üretim yapan lider galvaniz firması olan Ak-Galvaniz Anonim Şirketi’nin felsefesi ve hedefleri nelerdir?
Metale uzun ömür vermek konusunda gerekli belgeler alınarak çalışmalar yapılmaktadır. Avrupa ve Dünya standartlarına uygun olarak üretim yapmakta ve hizmet vermekteyiz. Ve bu kalitemizi hiç bozmadan daha yukarıya taşıyarak devam ettirebilmek için elimizden geleni yaptığımıza inanıyorum.
--Firmanızın sahip olduğu markalarınızın değerini korumak ve marka olmak adına ne gibi stratejiler izliyorsunuz? Aksi yönde davranan firmalara tavsiyeleriniz nelerdir?
Markalaşma konusunda ve belgelendirme konusunda çalışan endüstri mühendislerinden oluşan departmanımız bulunmaktadır. Tabi önemli olan sadece belgeyi alabilmek değil o belgenin gerçek anlamda değer olması için markalaşmaya yönelik çalışmalara yapmak gerekiyor. Sizde bilirsiniz ki firma değerinin üstünde olan markalar var. Gerçek anlamda marka olabilmek için farklılaşmak çok önemlidir. Markalaşmak konusunda yeni bir akım var “love mark” yani aşk markası adı altında tüketicilerin yürekten bağlı olduğu, kullanmaktan asla vazgeçemeyecekleri markalar için kullanıyorlar.
Artık gıdadan iletişime, parakendeden finansa kadar tüm sektörlerde, firmalar ürünleriyle müşterilerinin kalbini kazanmaya, yani “lovemark” yaratmaya çalışıyorlar.
Günümüzde “lovemark” markaların gelebileceği en üst nokta olarak tanımlanıyor.
Tüketicilere sunulan ürün yada hizmet kalitesi markalar ile temsil ediliyor. Bugün dünyada büyük şirketlere baktığımız zaman marka değerlerinin milyonlarca dolar tutarında olduğunu görüyoruz.
Pek çok tanınmış markaya sahip ülkelerin de dünya ekonomisinde söz sahibi olduğu aşikardır.
Dünyanın en değerli 100 markasında 52 marka ile ilk sırada yer alan A.B.D bunun en güzel örneğini teşkil etmektedir.
--Ak- Galvaniz firması yanı sıra İzmir Ticaret Odası Başkan Vekilliği görevinide üstlenmektesiniz. Üyelerinize marka, patent, fikri ve sınai haklar konusunda bilgilendirmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Ben 10 yıldır İzmir Ticaret Odası Başkan Vekilliği yapmaktayım. Üyelerimize markalaşma konusunda daha önceki dönemlerde de çeşitli teşvikler verildi ve bunun bilinci aşılanmaya çalışıldı. Bu şekilde piyasa canlandırılmaya çalışıldı. Mesela diyelim ki 1000-1500 TL civarında bir harcama yapılıyorsa bunun 500 TL ‘sini teşvik olarak sunduk. Bu uygulama bazı şeyler aşılsın, firmalar kendilerine değer katsın diye yapılmıştı. Tabi bu tekrar yapılabilir. 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre marka başvurusunda bulunan iller arasında birinci İstanbul , ikinci Ankara , üçüncü sırada ise İzmir bulunmaktadır. Toplam 72.633 marka başvuru yapılmış olu bunların 55.020 si tescil edilmiştir. Buda yaklaşık 76 ya tekabül etmektedir.
-- Ülkemizin şu anda içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizdeki ekonomik sıkıntıları değerlendirerek markalara ağırlık veren ve yatırımlarını artıran firmaları destekliyormusunuz? Aksi yönde davranan şirketlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Türkiye tarıma dayalı bir toplumken sanayi toplumuna doğru bir geçiş yaşandı. Bu geçiş esnasında bir takım farklılaşmalar yaşandı. Değerler değişti birimler değişti.Büyük kentlere göçler arttı. Çarpık kentleşmeler yaşandı.Bunlar için tedbirler alınmadığından dolayı gecekondulaşan bir kent yapısı oluştu. Daha önceleri siyaset ekonominin önündeyken özellikle bu yıl görüldüğü gibi ekonomi siyasetin önüne geçti ve partiler bu durumdan etkilenmeye başladı. Firmaların daha bilinçli hareket etmesi gerekmektedir.
|
|