Sayın Jak Eskinazi ile tekstil sektöründeki markalaşma, yıllara uzanan ticari tecrübeleri ve üyesi olan kurum ve kuruluşlar ile sektöründeki meslektaşlarına tavsiyeleri hakkında İzmir Ticaret Odasında yapılan röportaj aşağıda sunulmuştur.
--Roteks Anonim Şirketi olarak tekstil alanında faaliyete başlayan firmanızın kuruluş hikayesi nasıldır?
1986 yılında kurulan Roteks müşteri menuniyetini ön planda tutan pazarlama anlayışı ,güvenirliliği ve dürüstlüğüyle kısa sürede sektörde adını duyurmuştur.
Kurulduğu dönemde faaliyetlerine konfeksiyon , dış ticaret şirketi olarak başlayan Roteks , kaliteyi her aşamada kontrol etmek için kısa bir süre sonra üretime başlamıştır. Kaliteli bir üretim ve zamanında teslimat ilkesiyle dünyanın en titiz firma ve markalarına üretim yapan Roteks bugün bir adım daha öne çıkarak kendi koleksiyonlarını üreten bir üretim markası haline gelmiştir.
1991 yılından bu yana İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi tesislerinde üretimini sürdüren Roteks 18.000 m2 kapalı alan yayılan faaliyetlerini esnek ve hızlı bir konfeksiyon üretim yapısı içerisinde devam ettirmektedir.
--Roteks Anonim Şirketi’nin ilk olarak konfeksiyonda dış ticarete başlamış ve daha sonra üretime geçerek tekstilde ki başarısını arttırarak devam ettirmiştir. Bu başarınızı neye borçlusunuz? Firmanızın benimsediği politikalarınız ve hedefleriniz nelerdir?
Roteks her geçen gün çetinleşen rekabet koşullarına uyum sağlayabilmek , hızla daralan pazarlarda kalıcı yer edinebilmek ve gelecekte de var olabilmek adına müşteri odaklı üretim ve pazarlama anlayışını benimsemiştir. Bu amaçla dinamik ve esnek yapısı, yetkin kadrosunun yanı sıra sürekli yenilenen teknolojisiyle çalışmasını sürdürmektedir. Müşterileri memnuniyetini esas alan Roteks, bu temele oturttuğu ilkeleri ve çalışma prensipleriyle sürekli yatırım yapmakta, gelişen iş koşulları doğrultusunda müşterilerin tüm gereksinimlerini karşılamaktadır. Çalışmalarındaki temel ilkelerden biri de müşteri devamlılığı olan Roteks, müşteri sadakatine özel önem vermekte müşterilerin dizayn , fiyat , kalite , hız ve esneklik beklentilerine en mükemmel şekilde cevap vermeye çalışmaktadır.
Kendisini bir üretim markası olarak konumlayan Roteks , müşterilerine daha iyi hizmet verebilmek için her adımı atmaktadır. Bu doğrultuda üretici firma olmanın ötesine geçerek üretici moda firması olmaya doğru ilerlemekte ve müşteri beklentilerini aşmayı hedeflemektedir.
Diğer yandan kurumsal ve yapısal iyileştirmelerde devamlılık sağlayan Roteks, 1.500 kişiye sağladığı istihdamı sürekli kılmayı ve sektörün en önemli unsuru olan insan kaynaklarını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Sektörlerinde lider markaların üretim markası olan Roteks , gelecekte ürün ürettiği markalara, moda üreten kurum olma hedefiyle faaliyetlerini sürdürmektedir.
--Firmaların sahip olduğu markalarının değerlerini korumak adına ne gibi çalışmalar yapılması gerekir? Aksi yönde davranan firmalara tavsiyeleriniz nelerdir?
Bir firmanın gerçek anlamda marka olabilmesi için en az bir şirketin kurulması gereken maliyet kadar markalaşma içinde özel bir bütçe ayırması gerekir. Gerçek anlamda tanınmış marka olabilmesi için ise hukuki olarak gereken süreçten geçmesi gerektiğini ve Türk Patent Enstitüsü tarafından açıklanan bir takım kriterlere sahip olması gerektiğini biliyoruz. Ancak bunun yanı sıra Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan şekli müracatla yetinmeyerek tescil süreci sonunda alınmaya hak kazanılan marka tescil belgesinin içinin doldurulması gerekiyor. Markalaşan firmaların markalaşmaya önem vermesi gerektiği ve bu konuda ciddi ulusal ve uluslar arası yatırımlar yapması gerektiğini düşünüyoruz.
Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan marka müracaatlarını zamanında yapmak ve marka tescil belgesinin yenilenmesi için gerekli süreleri kaçırmamak gerekir.
Şirketlerin başarılı olmasındaki en büyük etkenlerden biri markalaşmaya verilen önem yanı sıra genç jenerasyona önemli mevkilerde görev vermememizdir.Bizim ülkemizde yapılan yanlışların başında genç nesillerin yani genç beyinlerin kurumsal olan şirketlerde özellikle yetiştirmek adına çalışmalar yapması için gerekli fırsatlar tanınmamasıdır.Eğer firmalar kendilerini hep bir adım önde görmek istiyorlarsa teknolojiyi çok yakından takip etmeleri gerekir.Bunun içinde genç beyinlerin olması gerekir.Büyük firmalara baktığımızda eğer hala yerlerinde sayıyorlarsa bunun bence tek sebebi bünyelerinde yetiştirmek üzere genç kuşaklara yer vermemesidir.
--Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlı’ğı yapmaktasınız. İhracat ve ithalat esnasında firmaların yaşadığı ne gibi problemler oluyor?Dış ticarette marka olmanın avantajları nelerdir?
Roteks tekstil olarak Türkiye’de ticarete sicilin tescil ettiği tam 6 adet Roteks diye firma var. Yani bu şu demek oluyor ticaret siciline kayıt yaptırmak firmaların isimlerinin korunduğu anlamına gelmiyor.İsim hakkının korunduğu tek kurum Türk Patent Enstitüsü olup, bu kuruma yapılan başvurular ile marka koruması başlıyor.Diğer firmalara ise dava yoluyla önceliğinizi kanıtlayan belgeler sunduğunuz taktirde ancak isim hakkınız geri alabiliyorsunuz.Biz üretici marka olarak dış ticaret esnasında yani ünlü markaların ürünlerin üretirken etiketlere üretici firma olarak markalarımızı belirtebiliyoruz.Tabi üretici markalarımız da Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescili bulunmaktadır.
Dünyada yaşanan bir takım ekonomik sıkıntılar elbette ihracat ve ithalat oranlarını da etkilemiştir. İstihdam ve ihracat ayağına yeterli önem verilerek bu konuda teşvik edici bir program oluşturulmalıdır.
Sektörümüzde döviz kurunun neden olduğu sorunlar, üretim maliyetlerinin yüksekliği, istihdam üzerindeki vergi yükü, enerji fiyatlarının yüksek oluşu,kayıt dışı çalışma, serbest ticaret anlaşmalarının yapılamaması gibi problemler yaşanmaktadır.
Ancak, döviz kurunun kademeli olarak arttırılması, istihdam üzerindeki vergi yükünün azaltılması, enerji maliyetlerinin aşağı çekilmesi, asgari ücretten verginin muaf edilmesi, sektörün hassas sektör ilan edilmesi ve iş verimliliğinin arttırılması sonucunda yukarıda açıkladığımız sorunların çözüme kavuşturulacağını düşünmekteyiz. |
|