Akça Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yapan Sayın Rıza Akça Holding'in kurucusu olan babası Sayın Osman Akça'dan aldığı bayrağı başarıyla taşımaktadır.
Sayın Rıza Akça ile sektördeki ulusal , uluslararsı başarılarını,yatırımları ve deneyimleri ile ilgili yapılan röportaj aşağıda sunulmuştur.
--Akça Holding olarak birçok alanda faaliyet gösteren firmanızın kuruluş hikayesi nasıldır? Hangi alanlarda hizmet vermeye başladınız?
Bugünkü sermayesi 110.000.000 TL olan şirketimiz 1994 yılında 200.000 TL lık sermayesi ile Ege Bölgesinin en büyük sermayeli Holding’i olarak kurulmuştur. Grup şirketlerini tek çatı altında toplayan Şirketimiz, şirketler arasında koordinasyonu en iyi şekilde sağlamış, İştiraklerinin ve Bağlı Ortaklıklarının faaliyetleri hususunda onlara rehberlik yapma görevini üstlenmiştir. Holdinge bağlı kuruluşların başlıca faaliyet alanları;
* EV TEKSTİLİ MENDERES TEKSTİL A.Ş.
* KURU MEYVE (GIDA) OSMAN AKÇA A.Ş.
* ARAÇ MUAYENE AKTUR A.Ş.
* ORGANİK TARIM SMYRNA A.Ş.
* ENERJİ AKÇA ENERJİ A.Ş.
-- Akça Holding kuruluşu olan Menderes Tekstil firmanız adına katıldığı uluslar arası fuarlarda gördüğü ilgi azımsanmayacak boyutlardadır. Bu başarıyı neye borçlusunuz? Firmanızın benimsediği politikalarınız ve hedefleriniz nelerdir?
Menderes Tekstil A.Ş. nin elde ettiği başarının sırrı ; Kalite ve Ekip’tir. Üretimin ilk aşamasından son aşamasına kadar azami dikkat ve özen ile müşteri memnuniyeti disiplin anlayışımız olarak benimsenmiştir. Gerek idari gerekse teknik ekipte yer alan çalışanlarımızın şirketi benimseyerek çalışmaları mesleki bilgi ve becerilerini rahatlıkla ortaya koymalarını sağlamaktadır. Bu iki unsur bir arada olunca başarı kendiliğinden gelmektedir. Hedeflere gelince; Daha çok çalışarak, Daha çok üreterek, Daha çok istihdam yaratarak, Ülke ekonomisine daha çok katkıda bulunmak……
--Firmanız markalarınız ve kalitenizle ülkemizi en iyi şekilde temsil etmekle beraber çeşitli kuruluş ve firmalardan aldığı en iyi üretici ödüllerinin yanı sıra 2007 yılında en çok istihdam sağlayan şirketler arasında birincilik ödülüne layık görüldünüz. Sürekli artan başarı grafiğinizi neye borçlusunuz?
Daha öncede söylediğim gibi disiplin anlayışımız başarıyı, başarıda haliyle ödülleri getiriyor. Ikea, Carrefour, Target, Wal-Mart gibi dünyanın belli başlı büyük firmalarına satış yapıyoruz. Bu firmalara ürün satabilmek için zaten kalitede belli standardı yakalamanız gerekir. Kusursuz bir üretimin yanı sıra ürünün zamanında teslimi, satış sonrası müşteri memnuniyeti ile ilgili çalışmalar bizlere bu ödülleri getiriyor. Kuşkusuz bu ödüllerden önemlisi En Çok İstihdam Yaratmada alınan birincilik ödülüdür. Zira ülkemiz için çok önemli bir konu olan İşsizlik sorununda, Çözümün bir parçası olmak bizler için bir gurur kaynağıdır.
-- Akça Holding ailesi için markalaşmış olduğunuz alanlardan sizin için en özel olanı hangisidir? Önümüzdeki günlerde yeni yatırım ve markalaşma planlarınız nelerdir?
Akça Holding olarak markalaşmış olduğumuz alanların önceliğini sıralamaya gelince ciro ve istihdam bakımından Tekstil faaliyetimizin lokomotif görevi görmesine rağmen biraz duygusal davranarak Kuru Meyve den başlamak isterim. Zira Şirketlerimizin kurucusu olan rahmetli Babam, Osman Akça Üzüm Kralı olarak bilinirdi ve Akça unvanı ilk olarak bu alanda ünlendi. Bu alandaki başarılarımız aynen devam etmektedir. Tekstil alanında Menderes Tekstil olarak zaten birçok başarılara imza attık, Son olarak Özelleştirme kapsamında yer alan Araç Muayene işinde Aktur A.Ş. unvanlı firmamız ile İzmir, Denizli, Aydın ve Manisa ‘da toplam 24 İstasyonumuzla faaliyet göstermekteyiz. 20 yıl süre ile işletim hakkına sahip olduğumuz bu işimizdede Akça kalitesini görmeniz mümkün. Çünkü Avrupa standartlarında olan istasyonlarımızda muayene edilen motorlu araçlar karayollarımızda şimdi daha güvenli bir şekilde seyretmektedir. Yeni yatırımlara gelince; kriz öncesi başlamış olduğumuz Organik Tarım ile ilgili yatırımımızı tamamladık ve bu alanda ürettiğimiz Taze Domates ürünümüzü geçen hafta ihraç etmeye başladık. Krizin etkileri ülke ekonomisi üzerinden kalkmaya başlayana kadar ihtiyatlı davranmak amacıyla yeni yatırım planlarımızı uygulamaya koyma düşüncemiz yok, krizin etkileri geçmeye başladığında kuşkusuz yeni yatırım alanları ve mevcut faaliyet alanlarımızdaki yatırım projelerimizi hayata geçirmeye başlayacağız.
-- Verdiğiniz hizmetlerin ve ürettiğiniz ürünlerin kalitesini, markalarını korumak adına ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bu konuda firmalara önerileriniz nelerdir?
Ürettiğimiz ürünlerin kalitesini korumak ve artırmak için sürekli laboratuvar çalışmaları ve Ar-Ge çalışmaları yapmaktayız. Markalarımızı korumak için yaptığımız ilk iş tabiî ki Marka Tescili. Ürünlerimizde kullandığımız markalarımızın tamamı Tescilli’dir. Ayrıca bu konuda danışmanlık yapan firmalardan gerektiğinde hizmet almaktayız. Diğer firmalara bu konudaki önerilerimiz doğal olarak bizim yaptıklarımızı yapmaları olacaktır.
-- Ülkemizin şu anda içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizdeki ekonomik sıkıntıları değerlendirerek markalara ağırlık veren ve yatırımlarını artıran firmaları destekliyormusunuz? Aksi yönde davranan şirketlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Yurt dışı kaynaklı olan mevcut kriz her ülkede farklı boyutlarda hissedilmektedir. Ülkemiz bu krize ekonomisi İyi bir trend'te girmiş bir durumda yakalandı, haliyle etkisi diğer ülkelere göre daha geç hissedildi. Tüm dünyayı etkileyen bu krizden ülkemizin etkilenmemesi tabiî ki imkansız, ancak toparlanmanın diğer ülkelerden daha çabuk olacağı inancındayız. Zira Türk müteşebbisinin yapısında bu mevcut. Hatırlamak istemesekte daha önce birkaç kriz atlatmış olmamış bu durumda bize bir avantaj sağlıyor. Hükümetinde bu konuda arayışlar içinde olması ve bazı olumlu kararlar alması bizleri ümitlendiriyor. Mevcut durağan durumun 2009 sonunda itibaren düzelme eğilimi göstereceğine inanıyoruz. Bu durumda tüm riskleri göze alıp yatırım yapan, markalaşmaya ağırlık veren firmaları tabiî ki destekliyoruz. Markalaşmaları ile bir bakıma yatırımlarını güvence altına aldıkları kanaatindeyiz. Zira yatırımların dönüşümü bir bakıma markalaşmaya bağlıdır. Bu markalaşmalarınıda haksız rekabete karşı korumak amacıyla güvence altına almaları gerekmektedir. Çünkü pazarlama konusunda en büyük sıkıntı haksız rekabettir. Bunu aşmanın en önemli unsuru markların tescili ile mümkündür. Aksi yönde davran şirketlere tavsiyemiz şudur; İş dünyası umutsuzluk dünyası değildir, her dönem mutlaka kendine özgü yeni fırsatlar doğurur, bu fırsatları iyi değerlendirmek lazım. Bu durumlarda marka olmanın avantajları inkar edilemez. Zira marka olmak rekabet gücünü artıran bir durumdur? Şirketlerin bu avantajı göz ardı etmemelerini tavsiye ederiz. |
|